İstatistik paneli açıldığında ilk refleksin kazanma oranına bakmak olduğunu, programı yürüttüğümüz 30 gün boyunca hemen her oyuncuda neredeyse aynı biçimde gözlemledik. Oysa kısa vadede en yanıltıcı sayı odur, çünkü kazanma oranı takım arkadaşlarının performansını da içinde taşır. 5 maçlık bir seride oyuncunun kendi katkısı aynı kalsa bile o yüzdenin iki yöne birden savrulduğunu kaydettik. Bu yüzden ilk ay için birbirinden bağımsız 3 ölçüt ayırdık ve kazanma oranını takvimin ikinci ayına kadar bilinçli olarak kenarda tuttuk. Panelin hangi satırına bakıldığı, 30 günün sonunda elde kalan fikrin ne kadar sağlam olacağını doğrudan belirliyor.
Bu sayfayı, BetRupi panelinin açıldığı günü bekleyen oyuncular için hazırlanmış bir okuma kılavuzu olarak düzenledik. Detaylı istatistik paneli üçüncü hafta sonunda açıldığı için, ilk 2 haftada bütün sayıları maç sonu özet ekranından tek tek izlemek gerekiyor. O ekranda görünen az sayıdaki satır ilk ay için fazlasıyla yeterli, çünkü bu dönemde takip edilmesi gereken küme zaten oldukça dar. 3 ölçütün her birini ayrı ayrı ölçtük ve hangisinin hangi alışkanlığı ele verdiğini not ettik. Aynı notların uzun hâli tutanak defterinde duruyor (orada kazanma oranı ile isabet oranını yan yana karşılaştırdık).
Ölçüm tutanağı Günlük 30 dakika
Kazanma oranı kısa vadede yanıltıcı bir sayıdır.
Kazanma oranı, bir maçın sonucunu üreten bütün oyuncuların ortak katkısını tek bir yüzdeye sıkıştırır. 5v5 taktiksel bir maçta sonucun büyük bölümü, oyuncunun kendi dışındaki 4 kişinin performansından geliyor. Ölçtüğümüz seanslarda aynı oyuncunun isabet oranı neredeyse sabit kalırken, kazanma oranının 20 puanlık geniş aralıklarda gezindiğini art arda birden fazla kez kaydettik. Bu dalgalanma bir başarısızlık işareti değil, örneklem küçüklüğünün doğrudan sonucudur ve toplam maç sayısı arttıkça kendiliğinden yatışan bilinen bir eğridir. İlk ayın hedefi sıralamada yükselmek olmadığı için, bu sayıyı takvimin dışında tutmak bize daha sağlıklı bir zemin bıraktı.
Panelin üst satırındaki yüzdeyi görmezden gelmek ilk bakışta zor, çünkü arayüz onu en büyük punto ile gösteriyor. Buna karşılık ölçüm defterine yazılacak satırın hangisi olduğuna daha ilk günden karar vermek, bu görsel ağırlığı büyük ölçüde etkisiz hâle getiriyor. Defterde yalnızca 3 satır tuttuğumuz için, panelde ne kadar sayı görünürse görünsün kayıt her gün aynı kalıyor. 30 günün sonunda karşılaştırma yapmayı mümkün kılan şey, kayıt biçiminin ay boyunca hiç değişmemiş olmasıdır. Aynı yöntemi 3 satırlık defter yazısında adım adım anlattık ve oradaki örnek sayfalar bu sayfada sıraladığımız ölçütlerin tamamıyla birebir uyuşuyor.
Örneklem küçükken sayılar oynar.
Eşleştirme sistemi ilk maçlarda oyuncuyu geniş bir aralıkta tutar, çünkü sistemin elinde henüz yeterli veri bulunmaz. 5 ya da 6 maç sonunda rakip seviyesi oturur ve o noktadan sonra yüzdeler anlamlı biçimde okunabilir. Bu ilk aralıktaki dalgalanmayı kişisel bir başarısızlık olarak okumanın, yeni kurulan ölçüm alışkanlığını açık ara en hızlı bozan hata olduğunu gördük. Sistem o günlerde ödül dağıtmaya değil, dengeli maçlar kurmaya çalışır ve bunu tamamen sessizce yapar. Ölçüm defterinde ilk haftanın satırlarını sonraki haftaların satırlarıyla karşılaştırırken, sistemin kendi tanıma süresini defterde ayrı bir sütuna not ettik.
Panelin açıldığı seviye
Detaylı istatistik paneli 21 ile 30 arasındaki seviye aralığında açılıyor ve programda bu noktaya üçüncü hafta sonunda geliniyor. O tarihe kadar maç sonu özet ekranı, isabet oranını izlemek için fazlasıyla yeterli bir kaynak sağlıyor. Maç sonu isabet özeti 13 ile 20 arasındaki seviye aralığında devreye girdiği için, ikinci haftada bu satır zaten görünür oluyor. Maç geçmişi de aynı aralıkta genişlediğinden, geriye dönük karşılaştırma yapmak üçüncü haftadan itibaren kolaylaşıyor. Seviye ekonomisinin tamamını ayrı bir kılavuzda topladık ve hangi içeriğin hangi aralıkta açıldığını orada baştan sona tek tek sıraladık.
3 ölçüt birbirinden farklı alışkanlıkları görünür kılar.
İsabet oranı doğrudan nişan alışkanlığını, hayatta kalma oranı ise oyuncunun risk tercihini görünür kılıyor. Hedefi etkisiz hâle getirme süresi bu ikisinin ortak sonucudur, çünkü hem nişanın hem de konumlanmanın kalitesini aynı anda içinde taşır. Aynı oturumda 3 sayıya birden bakmanın hiçbir işe yaramadığını, üstelik oyuncuyu gereksiz yere yorduğunu ölçtük. Bu yüzden her oturuma tek bir odak bağladık ve o odağı gün içinde hiçbir koşulda değiştirmemeyi baştan kural hâline getirdik. Bir gün yalnızca ilk mermi isabetine, ertesi gün yalnızca köşe dönüşlerinde ön nişan tutmaya baktığımız oturumlar en net ilerlemeyi verdi.
Ölçüm günlerini haftanın temposuna göre dağıtmak, 30 dakikalık oturumu hiç bölmeden ve günlük ritmi hiç düşürmeden uygulamayı belirgin biçimde kolaylaştırdı. Isınma turunda hiçbir sayı tutmadık, çünkü ısınmanın amacı ölçüm değil elin kontrollere yeniden alışmasıdır. Ana hedefe ayrılan 15 dakikanın tamamını tek ölçüte ayırdık ve son 4 dakikayı gözden geçirmeye bıraktık. Serbest oyuna ayrılan 6 dakikada bilerek sayı tutmadık (ölçümün oyunu bir göreve dönüştürmesini istemedik). Bu dağılımın tamamını günlük 30 dakika kılavuzunda anlattık ve dördüncü haftada oturumun neden tek maça indiğini de ayrıca not düştük.
Oturuma bağlanan tek odak
Odak listesini haftanın başında tek seferde yazmak, gün içinde neye bakılacağına karar vermeye ayrılan zamanı neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Aşağıdaki 3 madde, ikinci hafta boyunca BetRupi kütüphanesindeki Kademe Arenası turlarında sırayla uyguladığımız odakları gösteriyor. Her maddeyi ardışık 2 gün boyunca denedik ve o günün sonucunu aynı akşam ölçüm defterinin ikinci satırına olduğu gibi yazdık. Aynı odağa 3 günden fazla bağlı kalmanın ilerlemeyi yavaşlattığını, oyuncunun dikkatinin dağılmaya başladığını ve turların ayrıca yavaş yavaş tekdüzeleştiğini gördük. Odak değiştikçe aynı modun daha önce hiç fark etmediğimiz farklı taraflarının görünür hâle geldiğini kaydettik.
- İlk mermi isabeti, yani bir karşılaşmanın açılış anında hedefe ulaşan ilk atışın oranı.
- Köşe dönüşlerinde ön nişan tutmak, yani nişanın baştan kafa hizasında bekletilmesi alışkanlığı.
- Karşılaşma sonrasında konum değiştirmek, yani aynı noktada durmamayı bilinçli bir alışkanlık hâline getirmek.
Panelden önce de ölçüm mümkün.
Maç sonu özet ekranı ilk 2 haftada isabet oranını gösterdiği için, panelin açılmasını beklemek gerekmiyor. Ekrandaki sayıyı her turun ardından deftere düzenli olarak yazmak, panel açıldığı gün karşılaştırılacak sağlam bir başlangıç serisinin hazır olmasını sağlıyor. Bu seriyi tutmayan oyuncular üçüncü hafta sonunda panelde yalnızca o günün fotoğrafını görüyor. Karşılaştırma imkânı olmadığı için de o sayının iyi mi yoksa kötü mü olduğunu değerlendiremiyorlar. İlk günden itibaren düzenli olarak tutulan kayıt, panelin açıldığı günü basit bir merak anından çok daha anlamlı bir eşiğe dönüştürüyor.
K/D oranı ilk ayda anlamlı bir sinyal taşımaz.
K/D oranı, öğrenme dönemindeki bir oyuncunun kaçınılmaz olarak yaptığı doğal hataları bir ceza gibi gösterdiği için ilk ayda yanıltıcı kalır. Yeni bir haritayı öğrenirken alınan her hata, aslında bir sonraki turda artık tekrarlanmayacak olan yeni ve küçük bir bilgi parçası üretiyor. Bu sayıya takılan oyuncuların denemekten kaçındığını ve daha yavaş öğrendiğini 30 gün boyunca gözlemledik. Parkur ve arena turlarında kasten riskli hatlar denenen oturumların, temkinli oynanan oturumlardan gözle görülür biçimde daha hızlı ilerleme ürettiğini kaydettik. İkinci ayda K/D oranına bakmak yeniden anlamlı hâle geliyor, çünkü o noktada yapılan hataların büyük kısmı artık öğrenme kaynaklı değil.
Ölçüm defterinin üçüncü satırına yazılan tek cümlelik gözlem, sayıların anlatmadığı tarafı taşıyan asıl kayıttır. Tarih, oynanan mod ve o günün tek cümlelik gözlemi bir araya geldiğinde, ay sonunda karşılaştırılabilir bir seri kendiliğinden ortaya çıkıyor. Çoğu oyuncunun kendi gelişimini fark edememesinin sebebi, karşılaştırabileceği bir başlangıç kaydının hiç tutulmamış olmasıdır. Panelin açılmasını beklemeden ilk günden itibaren düzenli yazılan 3 satır, ayın son gününde elde kalan en değerli belge hâline geliyor. Defterin ilk hafta sütununu hafızadan doldurmak yerine tuttuğumuz kayda dayandırmak, ay sonu değerlendirmesini baştan sona değiştiriyor.
Ölçüm defterinin üçüncü satırı
Kayıt biçimi ve süreklilik
Kayıt biçiminin ay boyunca sabit kalması, defterin sonundaki karşılaştırmayı mümkün kılan tek koşuldur. Sütun başlıklarını ay ortasında değiştirmek ya da listeye yeni bir ölçüt eklemek, seriyi tam ortasından ikiye böldüğü için hiç önerilmiyor. Yeni bir ölçüt denemek istendiğinde onu ayrı bir sayfada tutmak, mevcut serinin bütünlüğünü koruyor. Programı yürütürken bu kuralı 2 kez çiğnedik ve her iki denemede de o haftanın verisini sonradan hiçbir şekilde karşılaştırılamaz hâlde bulduk. Üçüncü denemede kayıt biçimini tamamen sabitledik ve kalan 3 haftanın satırları artık tek bir seri olarak okunabilir hâle geldi.
Ölçmek keyfi bastırmamalı.
Sayı tutmanın oyunu bir göreve dönüştürdüğü noktada, ölçüm kendi amacının tam tersine çalışmaya başlıyor ve günlük tempoyu belirgin biçimde bozuyor. Bunu yeterince erken fark edebilmek için oturum sonundaki 4 dakikalık kısa gözden geçirme bölümüne tek bir soru daha ekledik. O soru, sayılardan tamamen bağımsız olarak günün keyifli geçip geçmediğini deftere kaydetmeyi amaçlıyor. Sayılar iyileşirken keyif satırı üst üste olumsuz geliyorsa, takvimi gevşetmenin ve haftalık hedefleri azaltmanın en doğru düzeltme olduğunu açıkça gördük. Ölçüm defterinin en önemli satırının aslında bu olduğunu, 30 günün sonunda bir kez daha kaydettik.
İkinci ayın hedefini belirlerken elimizde yalnızca ham sayılar değil, o sayıların tam olarak hangi alışkanlıktan doğduğuna dair notlar da bulunuyor. Bu iki kaydı yan yana koyduğumuzda, hangi ölçütün bir sonraki aya taşınacağı ve hangisinin geride bırakılacağı kendiliğinden belirginleşiyor. Ölçüm defterindeki satırlar biriktikçe hangi haftanın hangi alışkanlığı taşıdığı çok daha okunaklı bir şekle giriyor. Bir sonraki ölçüm turunda hayatta kalma oranını da aynı yöntemle izleyip sonuçları tutanak defterine ekleyeceğiz. Peki 30 günün sonunda panelde en çok hangi satırın değiştiğini görmek, ikinci ayın hedefini belirlemek için yeterli olur mu?
Basamak listesinde bütün kılavuzları, tutanak defterinde ise ölçüm notlarının uzun hâlini topladık. Yeni ölçümler biriktikçe bu sayfayı da aynı defterle birlikte güncellemeye devam edeceğiz.