İçeriğe geç
BetRupi logo
Bölümler
Masada duran doldurulmuş değerlendirme tablosu

Otuzuncu gün oyun oynamadan geçen tek değerlendirme günüdür

O gün için ayırdığımız 10 dakika, hafızaya değil kayda dayalı bir bakış sunan 6 satırlık tabloya gidiyor.

  • Otuzuncu gün
  • Süre: 10 dakika
  • 6 satırlık tablo

Otuzuncu gün programın son maddesi ve 30 günlük takvim boyunca oyun oynanmayan tek gün olduğu için ayrı bir yerde duruyor. O gün için ayırdığımız süre yalnızca 10 dakika ve bu sürenin tamamı aşağıdaki değerlendirme tablosuna gidiyor. Tablo hafızaya değil tamamen kayda dayalı bir bakış sunduğu için ilk haftanın notları olmadan doğru biçimde doldurulması mümkün olmuyor. Programın ilk gününde önerdiğimiz 3 satırlık defter tam olarak bu gün için tutuluyor ve karşılığını tam burada veriyor. Tarih, oynanan mod ve tek cümlelik gözlem satırları, 30 gün sonra kıyas yapmanın tek güvenilir zemini olarak yeniden karşımıza çıkıyor.

Değerlendirmeyi ayın son gününe koymamızın gerekçesi, oyun oynanan bir günde yapılan değerlendirmenin neredeyse her zaman taraflı çıkması. İyi geçen bir maçın hemen ardından tablo doldurulduğunda bütün satırlar olduğundan çok daha iyimser bir yere kayıyor ve kıyas bozuluyor. Kaybedilen bir maçın ardından ise aynı tablo, ayın tamamını haksız biçimde karartan ve moral bozan bir belgeye dönüşüyor. Oyun oynanmayan bir günde doldurulan tablo ise yalnızca kayıtlara bakıyor ve o günün ruh hâlinden artık hiçbir biçimde etkilenmiyor. Ölçtüğümüz oyuncularda maç sonrası doldurulan tablolarla boş günde doldurulan tablolar arasında satır satır belirgin bir fark çıktı.

Programın tamamı Dördüncü hafta

  • 10dakikalık değerlendirme
  • 6tablo satırı
  • 3satırlık defter kaydı
  • 30günlük takvim

Otuzuncu günde oyun oynamak yerine 10 dakikayı değerlendirmeye ayırıyoruz.

Otuzuncu günün tek kuralı, o gün hiçbir modun açılmaması ve takvimin oyunsuz biçimde kapatılması üzerine kurulu. Isınma turu, kısa düello ve serbest oyun dâhil hiçbir başlık bu güne yazılmıyor ve takvimin son satırı boş bırakılıyor. Bunun yerine 10 dakikalık bir dilim açılıyor ve o dilimde yalnızca değerlendirme tablosu ile 3 satırlık defterin kendisi masaya geliyor. 10 dakika ilk bakışta kısa görünüyor ama tablo 6 satırdan oluştuğu için her satıra 90 saniyeden fazla bir süre kalıyor. Süreyi bilerek kısa tuttuk, çünkü uzayan değerlendirmeler kayıt okumaktan çıkıp yeni hedefler yazmaya dönüşüyor.

Değerlendirme günü aynı zamanda ikinci ayın takvimini yazmak için de doğal bir başlangıç noktası oluşturuyor. Tabloyu doldurmadan yeni bir hedef yazmak, ilk ayın verisini hiç kullanmadan ikinci ayı kurmak anlamına geliyor. Bu yüzden ikinci ayın planını aynı gün değil, tabloya baktıktan tam 1 gün sonra yazmayı öneriyoruz. Araya konan 1 günlük boşluk, tablodaki satırların üzerine düşünmek için gereken mesafeyi kendiliğinden açıyor ve aceleci kararları büyük ölçüde engelliyor. Ölçtüğümüz oyuncularda bu boşluğu bırakanlar, ikinci ayın takvimini belirgin biçimde daha gerçekçi ve daha esnek hedeflerle kurdu ve ikinci ayı yarıda bırakmadı.

O gün oyun açılmaz.

Isınma turu bile bu güne yazılmadığı için değerlendirme, oynanan son maçın etkisinden tamamen uzakta yapılıyor. Kayıtlara bakan bir göz, aynı gün oynayan bir gözden çok daha sakin ve çok daha adil davranıyor.

  • Elle tutulmuş üç satırlık defter
    Kayıt

    Üç satırlık defter

    Tarih, oynanan mod ve tek cümlelik gözlem satırlarının 30 gün sonra nasıl okunduğunu anlattık.

  • Duvara asılmış haftalık bölüm planı
    Yöntem

    Otuz günün bölünmesi

    Dört haftanın hangi ölçütlerle ayrıldığını ve hangi kararın hangi ölçüme dayandığını yazdık.

Değerlendirme tablosu 6 satırda bütün ayı görünür kılar.

Tablo 6 satırdan oluşuyor ve her satır, ayın farklı bir tarafını tek bir soruyla yokluyor. İlk 2 satır çeşitliliği ve derinliği ölçüyor, çünkü kaç farklı modda oynandığı ile ana oyunda kaç tur tamamlandığı birlikte okunuyor. Üçüncü satır isabet oranının ay boyunca nereden nereye geldiğini soruyor ve en somut gelişim göstergesini tek başına taşıyor. Dördüncü ve beşinci satırlar takvime uyumu ölçüyor, yani kaç gün plan uygulandığını ve ortalama oturum süresinin tam olarak ne olduğunu kaydediyor. Altıncı satır ise oynarken keyif alınıp alınmadığını soruyor ve tablodaki en önemli satır olarak duruyor (sayısal karşılığı yok).

Sütunlar da satırlar kadar önemli, çünkü bu tablo yalnızca 2 farklı zaman noktasını yan yana koyduğunda gerçekten bir anlam kazanıyor. Soru sütunu ay boyunca sabit duruyor, ilk hafta sütunu 3 satırlık defterden geliyor ve dördüncü hafta sütunu değerlendirme günü dolduruluyor. Yorum sütunu ise her satır için beklenen aralığı taşıyor ve rakamları yorumlarken sabit bir çerçeve görevi görüyor. Bu 4 sütun bir arada okunduğunda 30 günün tamamı tek bir sayfada ve tek bakışta okunabilir hâle geliyor. Tabloyu genişletmemeyi bilerek tercih ettik, çünkü satır sayısı arttıkça doldurma süresi uzuyor ve gün kendi amacından uzaklaşıyor.

Otuzuncu gün değerlendirme tablosu
Soruİlk haftaDördüncü haftaYorum
Kaç farklı modda oynadımDefterden kopyalanırO gün sayılır3 - 5 arası ideal
Ana oyunumda kaç tur tamamladımDefterden kopyalanırO gün sayılırArtış bekleniyor
İsabet oranım nereden nereye geldiMaç sonu özetindenİstatistik panelindenKüçük artış yeterli
O hafta kaç gün planı uyguladımDefterden kopyalanırO gün sayılır7 günde 5 ve üzeri iyi
Ortalama oturum süresi ne olduDefterden kopyalanırO gün hesaplanır30 dakika sınırı korunmalı
Oynarken keyif aldım mıTek cümlelik gözlemTek cümlelik gözlemEn önemli satır

Tablonun son satırı

Son satır hiçbir sayı istemediği için tabloyu dolduranların çoğu tarafından hızlıca ve dikkatsizce geçiliyor. Oysa oynarken keyif alınıp alınmadığı sorusu, aslında diğer 5 satırın tamamını yeniden okumayı gerektiren tablodaki tek başlık olarak öne çıkıyor. Sayılar yükselmiş ama son satır olumsuzsa plan kendi hedefini ıskalamış demektir ve düzeltme doğrudan takvimde yapılıyor. Bu satırı tek bir kelimeyle değil tek bir cümleyle doldurmayı öneriyoruz, çünkü tek kelime bir ay sonra hiçbir şey hatırlatmıyor. Ölçtüğümüz defterlerde tek cümlelik gözlem satırları, sayısal satırlardan çok daha uzun süre okunabilir ve kullanışlı biçimde ayakta kaldı.

Son satır tek cümle ister.

Tek kelimelik bir işaret 30 gün sonra hiçbir şey hatırlatmadığı için son satıra kısa da olsa tam bir cümle yazmak gerekiyor. Bu cümle ikinci ayın takvimini yazarken en çok başvurulan kayıt hâline geliyor.

Doğru düzeltme

Sayılar iyileşmiş ama oynamak bir yük gibi gelmeye başlamışsa plan kendi hedefini ıskalamış demektir. Bu durumda doğru düzeltme daha çok çalışmak değil, ikinci ayın takvimini gevşetmek ve serbest oyuna daha fazla yer bırakmaktır. Hedef sayısını azaltmak, haftalık ölçüt sayısını da kendiliğinden düşürüyor.

  • İstatistik panelinde üç gösterge

    Hangi sayıya bakmalı

    İsabet oranı, hayatta kalma oranı ve karşılaşma süresinin neden daha anlamlı olduğunu anlattık.

  • Masaüstünde duran süre sınırı

    Ölçülü oyun ayarları

    Günlük süre sınırı, ara verme ve ebeveyn kontrolü başlıklarını tek bir sayfada topladık.

İlk hafta sütunu hafızadan değil defterden kopyalanır.

Tabloyu dolduranların en sık yaptığı hata, ilk hafta sütununu defter yerine hafızadan yazmaya çalışmak olarak öne çıkıyor. Hafıza 30 gün önceki bir haftayı bugünkü becerinin gölgesinde hatırlattığı için sütun her zaman olduğundan düşük çıkıyor. Düşük yazılan bir başlangıç, ay boyunca gerçekleşen gelişimi olduğundan çok daha büyük gösteriyor ve tabloyu da tamamen yanıltıcı hâle getiriyor. Bazı oyuncularda ise tam tersi oluyor ve ilk hafta olduğundan iyi hatırlandığı için gelişim hiç görünmüyor. Her iki durumda da tablo işe yaramaz hâle geliyor, oysa 3 satırlık defter aynı bilgiyi tarafsız biçimde ve tarihiyle taşıyor.

Defteri hiç tutmayan oyuncular için de bir yol var ve bu yol tablonun ilk sütununu bilerek boş bırakmaktan geçiyor. İlk hafta sütununu tahminle doldurmak yerine tamamen boş bırakmak, en azından yanlış bir kıyas kurulmasını ve hatalı bir sonucu engelliyor. Bu durumda dördüncü hafta sütunu ikinci ayın başlangıç kaydı olarak kullanılıyor ve defter o gün açılıyor. Maç geçmişi ve BetRupi istatistik paneli bazı satırları geriye dönük doldurabiliyor ama oturum süresi ile keyif satırını da hiçbir biçimde kurtaramıyor. Bu yüzden defteri programın ilk gününde açmayı, birinci hafta sayfasında da ayrıca öneriyoruz.

İkinci ayın takvimi

İkinci ayın takvimi, birinci ayın tablosuna bakılarak yazıldığında sonradan çok daha az düzeltme gerektiriyor. Tablodaki satırlardan hangisi zorlandıysa ikinci ayın teması doğrudan oradan seçiliyor ve hedef yine tek tutuluyor. Çeşitlilik satırı düşük çıktıysa ikinci ay farklı türlere uğramak, isabet satırı düşük çıktıysa arena turlarına geri dönmek daha mantıklı oluyor. Takvime uyum satırı düşük çıktıysa hedefi büyütmek değil, günlük süreyi kısaltmak çok daha doğru bir hamle olarak burada öne çıkıyor. İkinci ayda takvimi tamamen bırakıp keyfe göre serbest oynamak da geçerli bir tercih olarak masada duruyor (bunu baştan söyledik).

Sayılar iyileşip keyif düştüğünde takvimi gevşetmek gerekir.

Tablodaki 5 sayısal satır yükselirken son satır düşüyorsa, elimizde artık teknik bir sorun değil tamamen takvimsel bir sorun var demektir. Bu durumda daha sıkı bir program yazmak, sorunu çözmek yerine tamamen büyütüyor ve ikinci ayı erken bitiriyor. Doğru düzeltme takvimi gevşetmek, hedefleri azaltmak ve serbest oyuna ikinci ayda çok daha fazla yer bırakmaktan geçiyor. Haftalık ölçüt sayısını 1 taneden hiçe indirmek bile geçerli bir seçenek, çünkü ölçmek hiç kimse için zorunlu bir alışkanlık değil. Programın amacı daha çok oynamak değil, oynanan süreyi anlamlı hâle getirmek olarak baştan tanımlandı (bu cümle hiç değişmedi).

Otuzuncu günün sonunda geriye alışılmış birkaç oyun ve oyuncunun kendi oynama biçimine dair somut ve ölçülebilir bir fikir kalmış oluyor. Bu ikincisi zamanla çok daha değerli hâle geliyor, çünkü sonraki ayların hedefini ve temposunu artık oyuncunun kendisi belirleyebiliyor. Plan, ilk günlerin dağınıklığını toparlamak için yazıldı ve hiçbir zaman kalıcı ve değiştirilemez bir kural olarak düşünülmedi. BetRupi kütüphanesi zaman içinde genişlediği için bugün denenmeyen bir tür birkaç ay sonra oyuncunun favorisi hâline rahatlıkla gelebiliyor. Peki bu tabloyu doldurduktan sonra ikinci ayın takvimi gerçekten gevşetilmeli mi, yoksa aynı tempo bir ay boyunca daha korunmalı mı?

Tablo her ay tekrarlanabilir.

Aynı 6 satır ikinci ayın sonunda yeniden doldurulduğunda kıyas 2 aya yayılıyor ve eğilim çok daha net görünüyor. Bu yüzden tabloyu tek seferlik bir belge değil, her ay tekrarlanan kısa bir ritüel olarak kurduk.

Takvimin bütününü program sayfasından okuyabilir, tek tek başlıklar arıyorsanız tüm sayfalar listesine bakabilirsiniz.