BetRupi kütüphanesinde 3. haftanın ortasında programın temposu ilk kez bozuldu ve bunu önce sayılardan değil, oturuma başlarken duyduğumuz isteksizlikten anladık. İsabet oranı 3 gün boyunca aynı bandın içinde kaldı, tamamlama oranı düştü ve oturumlar planladığımızdan 8 dakika erken bitti. Bu tutanak, o duvara çarptığımız haftada denediğimiz 4 adımı, uygulama sırasını ve her birinin ölçülebilir karşılığını tek tek anlatıyor. Kayıtları olduğu gibi bıraktık, çünkü işe yaramayan denemeleri sonradan silmek tutanağın kendisini büyük ölçüde anlamsız hale getirirdi. Öğrenme eğrisinin bu bölümü hemen her oyuncunun başına geliyor ve planın çöktüğü anlamına gelmiyor, tersine ölçmeye devam etmeyi gerektiriyor.
Plato dönemini baştan beklediğimiz için ölçüm defterini bu hafta daha sık doldurduk ve her akşam tek satırlık bir not bıraktık. Notlar, aynı ölçütün 6 gün boyunca dar bir aralıkta gezindiğini ve oturum süresinin 4 gün kısaldığını gösterdi. Duvarın gerçekten var olduğunu anlamak için tek bir kötü günün yetmediğini, en az 3 günlük bir eğilime bakmak gerektiğini kaydettik. Aksi halde her düşük oturumdan sonra planı yeniden yazmak gibi, uzun vadede çok daha zararlı bir alışkanlık kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bu ayrım, haftanın geri kalanında hangi adımı ne zaman deneyeceğimizi belirledi ve gereksiz müdahalelerin tamamını baştan eledi.
Bu kayıt, 30 günlük takvimin 3. haftasındaki oturumları kapsıyor ve o günlerde tuttuğumuz notların düzenlenmiş halinden oluşuyor. Sayıları oldukları gibi aktardık, yorumları ise ayrı paragraflara ayırdık ki gözlem ile çıkarım birbirine karışmasın. Aynı dönemde ölçüt seçimini yeniden gözden geçirdik ve hangi göstergenin kısa vadede anlamlı olduğunu ayrı bir kılavuzda topladık. Kayıtta geçen bütün oturum süreleri, programın başında belirlediğimiz 30 dakikalık günlük sınırın içinde kaldı. Haftanın sonunda elimizde kalan en net sonuç, 2 günlük ara vermenin ısrarla oynamaya devam etmekten çok daha hızlı toparladığı oldu.
Plato dönemi kılavuzu Tutanak defteri
Duvarı önce sayılar değil, oturuma başlama isteği gösterdi.
3. haftanın ilk 3 gününde ölçütler beklediğimiz gibi ilerledi ve Gelişim Kulesi oturumlarının tamamı planlanan sürenin içinde bitti. 4. günden itibaren aynı sayılar hareket etmeyi bıraktı, oysa oynanan tur sayısı ve toplam oturum süresi neredeyse hiç değişmedi. Asıl fark, oturuma otururken duyduğumuz isteğin belirgin biçimde azalmasıydı ve bunu defterdeki tek cümlelik gözlem satırlarında açıkça gördük. Aynı ekranı açmak, önceki haftalarda hiç sormadığımız bir soruyu, yani bugün gerçekten oynamak istiyor muyuz sorusunu sordurmaya başladı. Duvarın ilk işareti bu yüzden ölçüm panelinde değil, oyunu açmadan hemen önce yaşadığımız o kısa tereddütte belirgin biçimde ortaya çıktı.
Sayıların durması aslında beklenen bir durumdu, çünkü ilk 2 haftada kazanılan hızlı gelişim tekrar edilebilir bir tempo değildi. Başlangıçta her oturum yeni bir şey öğretiyor, 3. haftaya gelindiğinde ise geriye yalnızca aynı hataların çok daha ince ve fark edilmesi zor versiyonları kalıyor. İnce hataları düzeltmek daha uzun sürüyor ve harcanan bu süre ölçüm tablosunda düz bir çizgi olarak görünüyor. Bu yüzden durgunluğu bir başarısızlık kaydı değil, öğrenmenin yavaşlayan ama devam eden bir aşaması olarak yazdık. Aynı değerlendirmeyi 2. ayın planını kurarken de kullanacağız, çünkü benzer bir yavaşlamanın 6. hafta civarında tekrar geleceğini tahmin ediyoruz.
Durgunluğun 3 işareti
Haftanın kayıtlarına baştan bakınca durgunluğu tarif eden 3 işaret öne çıktı ve bunların hepsi birbirinden bağımsız biçimde, ayrı ayrı ölçülebilir durumdaydı. İlk işaret, ana ölçütün 3 gün boyunca çok dar bir bantta gezinmesi ve hiçbir yöne kırılmamasıydı. Onu izleyen işaret, planlanan oturum süresinin kendiliğinden kısalması ve tur ortasında oyundan ayrılma eğiliminin 3 gün boyunca belirgin biçimde artmasıydı. Son işaret ise defterdeki tek cümlelik gözlem satırının içeriksizleşmesi, yani her akşam neredeyse aynı cümlenin yazılmaya başlamasıydı. Bu 3 işaret aynı hafta içinde bir arada görünüyorsa müdahale zamanının geldiğini kabul ettik (tek bir işaret bizim için yeterli olmadı).
Tek gün ölçüt değildir.
Kayıtlarda tek başına duran düşük bir oturum, ertesi gün neredeyse her zaman kendiliğinden toparlandı ve bizden hiçbir ek müdahale gerektirmedi. Bu yüzden en az 3 günlük bir eğilim görmeden hiçbir adımı denemedik, çünkü erken müdahale ölçümün kendisini bozuyor. Aynı hafta içinde 2 farklı değişiklik yapmak, hangisinin işe yaradığını anlamayı da imkânsız hale getiriyor. Bu kuralı programın 2. haftasında öğrendik ve 3. haftada hiç değiştirmeden uyguladık, böylece kayıtlar çok daha okunur kaldı. Ölçüm defterine yazdığımız tarih, oynanan mod ve tek cümlelik gözlem üçlüsü, bu ayrımı yapmayı belirgin biçimde kolaylaştırdı.
Eğrideki normal bölüm
Plato dönemi, ilerlemenin tamamen durduğu değil, kazanımların ölçüm araçlarına daha geç yansıdığı bir aşama olarak tanımlanır. 3. hafta civarında çoğu oyuncunun karşılaştığı bu duvar, planın işlemediği anlamına gelmez ve öğrenme eğrisinin normal bir bölümüdür. Bu dönemde yapılabilecek en yanlış hareket, günlük süre sınırını aşarak kaybedilen turları aynı gün telafi etmeye çalışmaktır. Kendi kayıtlarımızda günlük süre sınırının aşıldığı 2 gün, bütün haftanın en düşük ölçüm sonuçlarını üreten günler olarak aynı deftere geçti. Günlük süre sınırını korumakla ilgili bütün ayrıntıları ölçülü oyun sayfasında ayrı bir başlık altında topladık.
4 adımı sırayla denedik ve her birini ayrı ayrı ölçtük.
Adımları aynı anda uygulamak yerine birer gün arayla denedik, böylece hangi değişikliğin hangi sonucu ürettiğini ayırt edebildik. Sıra, kılavuzda önerilen düzenle bire bir aynı kaldı ve hedefi küçültmekle başlayıp 2 günlük ara ile bitti (sırayı bilerek değiştirmedik). Her adımın ardından 2 oturum boyunca hiçbir şeyi değiştirmedik, çünkü etkinin ölçüme yansıması için biraz zaman gerekiyor. Denemeleri BetRupi kütüphanesindeki bütün başlıklara değil, yalnızca o hafta düzenli olarak kullandığımız 4 moda uyguladık ve kapsamı bilerek dar tuttuk. Ölçüm için tek bir göstergeye bakmak yerine tamamlama oranı ile oturum süresini birlikte kullandık ve ikisini her akşam aynı satıra yazdık.
İlk adım hedefi küçültmekti ve bu adımı, haftalık amacı tek cümlede yazılabilecek kadar dar bir başlığa indirerek hemen ertesi gün uyguladık. Daha iyi oynamak ölçülemeyen bir hedef olduğu için onun yerine ilk mermi isabetine odaklandık ve başka hiçbir göstergeye bakmadık. Bu değişiklik oturum isteğini 1 gün içinde toparladı ama ölçütün kendisi üzerinde neredeyse hiçbir etki bırakmadı. Yine de faydalı saydık, çünkü sonraki adımları uygulayacak enerjiyi geri getiren şey tam olarak buydu. Kayıtta bu adımı, denenen 4 hamleyi gözlenen etkisine göre dizdiğimiz sıralamada 2. basamağa yerleştirdik ve haftanın sonuna kadar orada tuttuk.
2. adım kayıtlara bakmaktı ve kendi maç tekrarlarımızı izlemek, canlı oyunda hiç yakalayamadığımız ayrıntılar konusunda beklediğimizden çok daha fazlasını gösterdi. Canlı oyun sırasında hiç fark etmediğimiz 2 alışkanlık, tekrarın ilk 6 dakikasında kendiliğinden ortaya çıktı. Köşe dönüşlerinde nişanı geç kaldırmak ve kaynak harcamasını hep aynı hatta yapmak, ikisi de tekrarda apaçık görünüyordu. Bu adım ölçütü hemen yükseltmedi ama sonraki 3 günün hedefini kendiliğinden belirlediği için tabloya işlendi. Tekrar izlemeyi bu yüzden plato dönemine özel bir araç olarak değil, her hafta tekrarlanan sabit bir alışkanlık olarak programa aldık.
Denenen adımların ölçülen karşılığı
| Adım | Uygulama | Gözlenen etki | Süre |
| Hedefi küçültmek | Tek cümlelik amaç | İstek toparlandı, ölçüt sabit kaldı | 1 gün |
| Kayıtlara bakmak | Maç tekrarı izleme | 2 alışkanlık görünür oldu | 1 gün |
| Tür değiştirmek | Rota Planı ve Kilometre Taşı | Dönüşte belirgin sıçrama | 2 gün |
| Dinlenmek | Tam ara | Ölçütlerin tamamı yükseldi | 2 gün |
Sıralama etkiye göre kuruldu.
Tablodaki düzen adımların uygulanma sırasını değil, ölçüm sonunda gözlediğimiz etkiyi yansıtıyor ve ikisi birbirinden farklı çıktı. Uygulama sırasında en son denediğimiz adım, sonuç tarafında açık ara en yüksek etkiyi bırakan adım oldu. Bu tersliği not etmek, aynı duvarla tekrar karşılaştığımızda hangi adımı hangi sırayla deneyeceğimizi şimdiden belirlememizi sağladı. Sıralamayı deftere yazarken uygulama tarihini de yanına koyduk, çünkü aradan geçen süre etkinin okunmasını doğrudan değiştiriyor. 2. ayda dinlenme adımını listenin sonuna değil tam ortasına almayı ve etkisini yeniden ölçmeyi planlıyoruz.
2 günlük ara, üst üste kaybedilen 10 turdan daha çok iş gördü.
3. adım tür değiştirmekti ve Kademe Arenası'nda tıkandığımız noktada 2 gün boyunca Rota Planı ile Kilometre Taşı'na geçtik. Sıra tabanlı yapı acele etmeden hamle değerlendirmeyi hatırlattı, yarış modu ise sonucu kişiselleştirmeyen rahat bir zemin sundu. Arenaya döndüğümüzde daha ilk oturumda tamamlama oranı belirgin biçimde yükseldi ve turların ortasında oyundan ayrılma eğilimi 2 gün boyunca tamamen kayboldu. Zihnin arka planda çalışmaya devam ettiği yönündeki eski gözlemi, bu adım sayesinde kendi kayıtlarımızda ilk kez somut bir ölçümle destekleyebildik. Yine de etkisi kısa sürdü, çünkü 2. günün sonunda eski bant büyük ölçüde geri geldi.
4. adım dinlenmekti ve 30 günlük programın kabul edilmesi en zor maddesinin de tam olarak bu olduğunu bir kez daha gördük. 2 gün boyunca hiçbir mod açmadık, defteri o günler için boş bıraktık ve süre bütçesini tamamen sıfırladık. Dönüşteki ilk oturumda tamamlama oranı, oturum süresi ve isabet oranı aynı anda yükseldi, üstelik hiçbiri zorlanmadan geldi. Aynı 2 günü ısrarla oynayarak geçirdiğimiz önceki denemede ise 10 tur üst üste kaybedilmiş ve ölçütler daha da gerilemişti. Ara vermenin ısrarla oynamaya devam etmekten çok daha hızlı toparladığını, bu 2 denemenin karşılaştırması sayesinde ölçüm defterine net biçimde yazabildik.
Aranın işe yaramasının nedeni yalnızca dinlenmek değil, ölçüm zincirinin kesilmesiydi (kötü bir seriyi taşımayı bırakmak da kazanç sayılır). Üst üste kaybedilen turlar bir sonraki turun kararlarını bozuyor ve bu etki oturum bittikten sonra da devam ediyor. Kayıtlarımızda 3 turluk bir kayıp serisinden sonra oynanan turlarda hata sayısı, önceki turlara göre her seferinde açık ve belirgin biçimde artıyordu. Bu yüzden ara vermeyi planın dışına düşmek gibi değil, ölçümü temizleyen düzenli bir bakım işi gibi düşünmeye ve öyle yazmaya başladık. Günlük oturumun nasıl bölüneceğini ve son 4 dakikanın neden atlanmaması gerektiğini de aynı mantıkla yeniden yazdık.
Aranın 2. günündeki defter sayfası
Bu haftadan çıkardığımız 3 not planın kalıcı parçası oldu.
Haftanın sonunda 6 günlük kaydın tamamını baştan okuduk ve 2. ayın programına kalıcı olarak eklenecek 3 notu tek tek belirledik. Notların ortak yanı, hepsinin ölçüme dayanması ve hiçbirinin genel bir tavsiye cümlesi olmamasıydı. Bunları 2. ayın takvimine doğrudan yazdık, çünkü aynı duvarın benzer bir aralıkta tekrar geleceğini düşünüyoruz. Aşağıdaki liste, o 3 notu ve her birinin hangi gözlemden çıktığını okunabilir bir sırayla, olabildiğince kısa cümlelerle bir arada gösteriyor. Listeyi kısa tutmayı bilerek tercih ettik, uzun kural setlerinin birkaç gün içinde bırakıldığını daha önce görmüştük.
- Tek düşük oturum deftere geçer ama müdahale gerektirmez, çünkü müdahale eşiği en az 3 günlük bir eğilimdir.
- Adımlar birbirinden ayrılır ve aynı hafta içinde 2 değişiklik birden uygulanmaz.
- Her adımın ardından ölçüm 2 oturum boyunca sabit tutulur.
- Etki, tamamlama oranı ile oturum süresine birlikte bakılarak okunur.
- Kayıp serisi 3 tura ulaştığında oturum aynı gün kapatılır ve 2 günlük ara takvime baştan yazılır.
Deftere düşen son not
Defterin son satırına, ölçütlerin durduğu haftada en çok işe yarayan şeyin ölçmeye devam etmek olduğunu yazdık. Sayılar hareket etmese bile kayıt tutmak, hangi adımın ne zaman denendiğini hatırlamanın tek güvenilir yolu oldu. O hafta hiçbir not tutmasaydık, 2 günlük aranın etkisini tür değiştirmenin etkisinden ölçüye dayanarak ayırmamız hiçbir biçimde mümkün olmayacaktı. BetRupi kütüphanesindeki mod çeşitliliği bu ayrımı yapmayı ayrıca kolaylaştırdı, çünkü tür değiştirmek için hesaptan çıkmak ya da yeni kurulum yapmak gerekmedi. Bir sonraki plato kaydını, aynı ölçüm düzenini ve aynı defter yöntemini koruyarak 2. ayın ortasında bu sayfaya ekleyeceğiz.
Defter 3 satırdan uzun değil.
Tarih, oynanan mod ve tek cümlelik gözlem, plato haftasında da yeterli oldu ve daha ayrıntılı bir şablona hiç ihtiyaç duymadık. Uzun ve ayrıntılı tutulan kayıtların birkaç gün içinde tamamen terk edildiğini hem kendi denememizde hem de okurlardan gelen notlarda gördük. Kısa formun asıl avantajı, yorgun bir akşamda bile 40 saniyede doldurulabilmesi ve bu yüzden hiç atlanmamasıdır. Plato haftasında defterin tek boş kaldığı günler, hiçbir mod açmadan bilerek ara verdiğimiz o 2 gün olarak kayda geçti.
Bu haftanın ölçüt tartışmasını isabet oranı yazısında, günlük oturumun bölünmesini ise günlük 30 dakika kılavuzunda ayrıntılı biçimde ele aldık. Aynı ölçüm düzeniyle tuttuğumuz bir sonraki plato kaydını da bu defterde, yine gün gün ayrılmış biçimde yayımlayacağız.